Arka arkaya olduğu gibi, ayrı ayrı günlerde de, bir gün için, bir gün
oruc tutmakdır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramezân gelirse, önce
Ramezânı tutar. İhtiyâr olup, ölünciye kadar Ramezân orucunu veyâ
kazâya kalmış oruclarını tutamıyacak kimse ve iyi olmasından ümmîd
kesilen hasta, gizli yimelidir. Zengin ise, hergün için bir fıtra,
ya'nî beşyüzyirmi dirhem [binyediyüzelli gram] buğday veyâ un veyâ
kıymeti kadar altın veyâ gümüş para, bir veyâ birkaç fakîre verir.
Ramezânın başında veyâ sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir.
Fidye verdikden sonra kuvvetlenirse, Ramezân oruclarını ve kazâ
oruclarını tutar. Fidye vermeden ölürse, iskât yapılması için vasıyyet
eder. Fakîr ise, fidye vermez. Düâ eder. Böyle ihtiyâr ve hasta, sıcak
veyâ soğuk mevsimde tutamıyorsa, uygun gelen mevsimde kazâ eder. Oruc
tutunca, nemâzı ayakda kılamıyan kimse, oruc tutar ve nemâzı oturarak
kılar. Ramezân günü, orucu bozarsa, çocuk bâlig olursa, kâfir müslimân
olursa, müsâfir şehrine gelirse, kadın temiz olursa, akşama kadar
oruclu gibi, sakınmaları lâzımdır. Müsâfir [seferî olan] ve kadın, o
günü, sonra kazâ eder. [Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye]